Ortopedi ve Travmatoloji

İzmir Özel  Gazi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği

Özel Gazi hastanesi Ortopedi Birimi  tanı ve tedavide gelişen günümüz teknikleri ile hastalıkların tedavisindeki tecrübeyi birleştirerek sorunlarımızın çözüme ulaşmasını sağlamaktadır.
Travma olarak genellediğimiz düşme, spor yaralanması, iş kazası veya trafik kazası gibi etkenlerle karşımıza sıkıntılı durumlar çıkabilir. Oluşan hasar, travmanın şiddetine göre, basit bir yumuşak doku ezilmesinden büyük kemiklerde parçalı kırıklara kadar değişebilir. Ağır travma geçirmiş bir hastayı tedavi edebilmek iyi bir donanım, ciddi bir organizasyon ve ekip çalışması gerektirir.
Kırıkların tedavisinde yaklaşım ve ameliyat yöntemleri sürekli yenilenmektedir. Teknolojik gelişmeler paralelinde devamlı olarak daha iyi, daha modern ve daha zararsız tedavi yöntemi ve gereçleri geliştirilmektedir. Amaç hastayı en kısa sürede ve sorunsuz olarak günlük yaşamına döndürmektir.

Bölümümüzde

Artroskopi ve Spor Yaralanmaları (Diz-omuz); Artroskopik diz ameliyatları; menisektomi veya meniskus tamiri, Artroskopik ön çapraz bağ, arka çapraz bağ, iç-dış yan bağ ve kombine bağ yaralanmalarında rekonstürüksiyon ameliyatları, kıkırdak yaralanmalarında , artroskopik mikrofraktür veya osteochondral kıkırdak nakli, omuz çıkığında; artroskopik bankart tamiri, subakromiyal sıkışma sendromu, omuz eklem osteoartriti, labral yırtık eksizyonu-tamiri, kıkırdak ameliyatları, rotator cuff tamiri, artroskopik yöntem ile kapalı olarak tedavi edilmekte ve hastalar kısa sürede işine ve sportif hayatına dönmektedir.
 
Artroskopik cerrahi nedir?
Artroskopik cerrahi de eklem içine küçük bir delikten bir kamera yerleştirilerek görüntü monitöre aktarılır. Sonrasında da operatör yine küçük bir delikten eklem içine sokulan değişik cerrahi aletlerle monitörden izleyerek operasyonu gerçekleştirir. Artroskopik cerrahide kullanılan cerrahi aletler kalem ucu büyüklüğündedir.
 
 
Avantajları;
  • Eklem içindeki menisküs, kıkırdak, bağlar ağrı duyusu olmayan dokulardır. Artroskopik cerrahi çevre dokulara zarar vermeden ve yaralamadan direkt eklem içine girilmesine ve sadece hasta olan dokulara müdahale edilmesine olanak sağlar. Böylece operasyon sonrası son derece rahattır.
  • Artroskopik cerrahi sırasında eklem içi yapıları çok yakın ve büyütülmüş olarak görülür. Bu sayede hastalıklı dokular çok daha iyi teşhis ve tedavi edilebilirler.
  • Artroskopik cerrahide eklem hareketlerini sağlayan iyileşmesi zor ve ağrılı adele, kapsül gibi dokulara hiç dokunulmamaktadır. Böylece ameliyat sonrası eklem hareketleri ağrısız ve rahat tır. Ayrıca ameliyat yarası, kanama olmadığından pansuman ihtiyacı yoktur. Enfeksiyon riski de açık cerrahilere göre çok düşüktür.
 

Dizde artroskopinin kullanım alanları
Artroskopik cerrahi ile eklem içindeki hastalıkları tedavi edilebilmektedir. En sık kullanıldığı yerler;

  •  Menisküs cerrahisi
  •  Ön ve arka çapraz bağ operasyonları
  •  Eklem kıkırdak hastalıklarının bir kısmı
  •  Fazla ilerlememiş diz kireçlenmeleri
  •  Diz kapağının dışa dönüklüğü ve çıkıkları
  •  Diz içi enfeksiyonlar
  •  Diz içi iyi huylu tümör ve kistler
ARTROSKOPİK MENİSKÜS CERRAHİSİMenisküs tedavisinde 2 ayrı cerrahi tipi vardır. Menisküsteki yırtık kan damarı olmayan bölgede ise sadece yırtık bölüm alınarak tedavi edilir. Menisküs yırtığı kan damarı olan (kırmızı bölge) bölgede ve hasta 45 yaş altında ise yırtık dikilerek tedavi edilir. Kırmızı bölge yırtıklarından çok eski ve parçalı olanları ile 45 yaş üstündeki kişilerde olanlarda menisküs dikişi tercih edilmez ve yerine yırtık alınır.Menisküs dikişi son derece komplike ve zor bir cerrahidir ve sadece bu konuda deneyimli diz cerrahları tarafından yapılmalıdır. Dış menisküs dikişi sırasında bazen diz arkasındaki damar ve sinirleri korumak için küçük ekstra bir kesi açılması gerekebilir.

Menisküs ameliyatları sonrası hastalar 4 saat hastanede tutulmakta ve sonrasında evlerine yollanmaktadır. Ameliyat sonrası ağrı olmamaktadır. Menisküs yırtığının alındığı vakalarda ameliyattan hemen sonra hasta koltuk değneği kullanmadan direkt bacağına yük vererek yürüyebilmekte, merdiven inip çıkabilmektedir. 3 gün buz uygulaması ve ev istirahati sonrası hastalar ofis çalışmasına geri dönebilmektedir. İşi ayakta olanların işlerine dönmelerine 10. gün izin verilir. Hastalar düz koşuya 20. gün başlayabilmekte ve spora 1. ay sonunda dönmektedirler. Profesyonel sporcularda özel rehabilitasyon programları ile 20. gün sportif aktiviteye dönmeleri mümkündür.

 
Çocuk Ortopedisi ve Travmatolojisi 16 yaş altı çocukların Doğumsal Kalça çıkığı , çarpık ayak, serebral paralizi, myelomeningosel,doğumsal deformiteler, düz tabanlık ve tümörler,gelişimsel bozukluklar ve kırıklarının takip ve  tedavisi.
 
Çocuk Kırıkları
  İçinde bulunduğumuz yaz mevsimi bir çok güzelliğin yanı sıra maalesef çocuk yaralanmalarının en sık görüldüğü mevsimdir. Düşmeler ve trafik kazaları çocuk yaralanmalarının en önde gelen sebebidir. Tüm yaralanmaların ‘i kas ve iskelet sisteminde görülür.
 
Travma geçirmiş çocuğun değerlendirilmesi güçtür. Yaralanma birden fazla yerde olabilir. Çocukla iletişim kurmanın zorluğu sebebiyle bazı kırıklar gözden kaçabilir.
Kaza geçiren çocukta öncelikle solunum,dolaşım sistemleri muayene edilir. Kas-iskelet sistemi muayenesinde boyun yaralanmaları, eklem çıkıkları ve kırıklar ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Çocuğun iskelet sisteminde aşikar bir deformite, anormal bir hareket olup olmadığına bakılır. Kırık olan bölgede hareket ettirememe söz konusu olabilir. Ciltte yara olup olmaması, olmadığı tedavide önem taşır. Nazikçe yapılan bir muayene ile en hassas bölge tespit edilir. Kırıktan daha uç kısmın duyu, hareket ve dolaşım muayenesi yapılarak kırığın damar ve sinirlere zarar verip vermediği kontrol edilir. Bu muayene özellikle dirsek bölgesi kırıklarında çok önemlidir. Parmak hareketi, parmaklardaki duyu ve nabız kontrolüyle damar,sinir yaranması hakkında fikir sahibi olunur.
 
 Travma geçirmiş çocukta muayeneden sonraki en önemli araç röntgen değerlendirilmesidir. Çocuklarda epifiz denen kemiklerin büyüme bölgeleri röntgen değerlendirilmesinde zorluğa sebep olabilir. Bu durumda özel değerlendirme teknikleri kullanılır. Çocuklarda travmanın öyküsü çok dikkatli alınmalıdır. Ne yazık ki bazı ciddi problemler basit bir düşmeye bağlanarak o hastalığın teşhis ve tedavisini geciktirebilir. Basit bir düşmeye bağlanan kalça ağrısı, aslında kalça eklemi iltihabına, hatta kalça bölgesi tümörüne bile işaret edebilir. Unutulmamalıdır ki travma sonucu oluşan basit zedelenmeler bir kaç gün içinde iyileşir. Anne baba çocuğun devam eden ağrı ve aksama şikayetini ciddiye almalıdır.
 Çocuklarda bağlar kemiklerden daha güçlüdür. Bu yüzden yetişkinlerde bağ yırtığına neden olan bir burkulma çocuklarda kırığa sebep olabilir. Bu yüzden diz ve ayak bileği burkulmaları önemsenmelidir. Çocuklarda en sık görülen kırıklar el bileği ve dirsek kırıklarıdır.
 
 Çocuklarda eklem kıkırdaklarında olan yaralanmalar da önem taşır. Eklem yaralanması bir kıkırdak parçasının kopup eklem içine dönmesi ile sonuçlanabilir. Çocuk kemikleri erişkin kemiklerine göre belirgin farklılık gösterir. Çocuk kemiği çok daha esnektir. Periost denen kemik zarı kalındır. Kırığın parçalı olması nadir olur. Kaynama erişkine göre çok daha hızlıdır. Çocuk kemiğindeki bu farklılıklar sebebiyle çocuklara has bazı kırıklar vardır. Kemik zarının sağlam kaldığı kırıklara yeşil ağaç kırığı ve torus kırıkları örnektir. Bu tip kırıklarda çocuk çok az ağrı duyar. Kemikte ezik şeklinde kırık görülür. Bebek kemikleri kırılmadan eğrilebilir. Bu tip kırıkların röntgenleri dikkatle incelenmelidir. Çocuk kırıkları yetişkinden farklı olarak çoğu zaman kırığın düzeltilmesi ve alçı tedavisi ile kolayca iyileşebilirler. Kırıkta oluşan hafif açılanmalar kemiğin büyümesi esnasında remodele olarak düzelir (remodelasyon).
 
 Kemiğin iyileşme hızı çocuğun yaşına ve kırığın yerine bağlıdır. Çocuk ne kadar küçükse kırık o kadar hızlı kaynar. Örneğin, yetişkin birinde 3-4 aydan önce kaynamayan uyluk kemiği kırığı yenidoğan bebekte 2-3 haftada kaynayabilir.
 
 Çocuklarda ameliyat gerektiren kırıklar da vardır. Özellikle ayrılmış dirsek bölgesi kırıkları çocuklarda ameliyatla tedavi ettiğimiz kırıklardır. Çocukların epifizyoliz diye adlandırdığımız büyüme bölgelerinin kırıkları da özellikle önemli kırıklardır. Büyüme kıkırdaklarının zedelenmesi daha sonraki kemik kısalık ve eğriliklerine sebep olabilir.
 
 Açık kırık dediğimiz ciltteki yaralanmalar ile birlikte olan kırıklarda tedavi önem taşır. Bu tip kırıklarda tedaviye antibiyotik ilaçlar,tetanoz aşısı eklenmeli ve yara temizliğine özen gösterilmelidir. Unutulmamalıdır ki burada gelişecek bir iltihab ciddi bir problem olan kemik iltihabına(osteomiyelit) yol açabilir.
 
 Çocuklarda bağlar kemikten daha sağlam olduğu için çıkıklar çok nadirdir. En sık görülen çıkık dirsek bölgesinde “dadı çıkığı” olarak adlandırılan yarım çıkıktır. Özellikle 1-4 yaş arasında çocuğun kolundan hoyratça çekilmesi ile oluşur. Çocuk elini oynatamaz ve ağrısı vardır. Aile bu durumda telaşla hekime başvurur. Basit bir manüplasyonla çocuğun bu çıkığı yerine konur ve ağrısı geçen çocuk elini kullanmaya başlar. Aileye de çocuğun elinden çekerken dikkatli davranması öğütlenir.
 
 Kırık sonrası alçı tedavisinden sonra hastanın takibi oldukça önem taşır. İlk gün aile alçılı uzvun parmaklarında şişlik, morarma gibi dolaşım bozukluğu işaretleri konusunda dikkatli olmalıdır. Alçı içindeki kanama ve şişlik o bölgeden geçen damarı sıkıştırıp dolaşımı bozabilir. Bu durumda alçı süratle gevşetilir.
 
 Kırığın iyi pozisyonda olup olmadığı da çekilen röntgenlerle izlenir. Röntgenlerde kaynama tespit edilince alçı çıkarılır ve hareket başlanır. Çocuklarda alçı sonrası hareket kısıtlılığı nadir olur. Bu durumda Fizik Tedavi gerekebilir.
Ayak ve Ayak Bileği Cerrahisi Ayak ve ayak bileğinin dejeneratif hastalıkları, spor yaralanmaları, kırıkları, bağ yırtılmaları, kıkırdak yaralanmalarının tedavisi ile uğraşmaktadır.
Omuz ve Dirsek Cerrahisi Omuz ve dirseğin artrozları,rotator kılıf hastalıkları tekrarlayan çıkıklar, aşırı kullanıma veya travmaya bağlı hastalıklarının artroskopik ve açık cerrahi yöntemlerle tedavisi.
Artoz-kireçlenmelerde ( gonartroz ve koksartroz tedavisi, kalça ve diz protezleri, protez enfeksiyonu ve gevşemelerde revizyon ameliyatları, periacetabular ve yüksek tibial rekonstürüktif kemik ameliyatları…vs)
 
DİZ PROTEZLERİ
Dizde diğer tedavi yöntemlerine cevap vermeyen kireçlenmeler diz protezi ile tedavi edilir. Protez denince dizde eklem yapan üç kemiğin eklem yüzeylerinin kesilerek çıkarılması ve bu yüzeylerin metal ve plastik parçalar ile kaplanmasıdır.
Protez ilaç, diz içi enjeksiyon ve fizik tedaviye cevap vermeyen kireçlenmelerde diz artroskopisinden ve yönlendirme ameliyatlarından yarar görmeyeceği düşünülen ya da daha önce bu operasyonları geçirdikten sonra yakınmaları yineleyen hastalarda iyi bir seçenektir. Yukarıdaki alternatif tedavilere cevap yok ve diz sorunları hastanın hayat standartını bozuyorsa diz protezi gereklidir denebilir. Günümüzde protez ömrünün 25-30 yıla uzadığı düşünülürse yapım yaşı yerine hayat standartı kavramı daha önemli hale gelmiştir. Yine de 55 yaş altındaki kişilerde diğer tedavi yöntemleri sonuna kadar denenmelidir. 55-65 yaşları arası diğer tedavi yöntemleri avantajlı olabilir. 65 yaş üzeri rahatlıkla uygulanabilir.
Normal bir dizde dört adet bağ, dizin kemiklerinin birbiri ile bağlantısını ve koordinasyonunu sağlar. Artritli bir dizde bu bağların yapıları bozulabilir. Diz protezi uygulamalarında bu bağlardan bazıları eklem yüzeyleri ile birlikte kaldırılır ve yeni yapma yüzeyler ile değiştirilir.
Konulan parçaları yerinde tutmak üzere 2 yol mevcuttur.Bunlardan biri polimetimetakrilat adı verile çimento ile tespittir. Diğeri ise özel hazırlanan ve kemiğin gelişimine uygun olarak kemikle bütünleşen parçalardan oluşan protezlerdir.
 
 Bugün diz protezlerinin büyük çoğunluğu çimentolu olarak yapılmaktadır. Çimentolu protezlerin uyumu mükemmel olup 25 -30 yıl kadar dayanabilmektedir. Bu süreyi hastanın kilosu, genel sağlık koşulları,aktivite düzeyi arttırıp, azaltabilmektedir. Çimentonun avantajı gerek kemikle protezi birbirine bağlayan bir yapı olması gerekse katı bir maddenin ortama kattığı biomekanik güçtür. Bugün için kullanılan materyallerde kırılma olayı son derece azdır.
1980’li yıllarda kemiğe bir çimento materyali olmaksızın uygulanabilen protezler üretilmiştir. Bu implantların yüzeylerinde yeni kemik oluşumunu sağlayabilecek biolojik olarak aktif olan maddeler bulunmaktadır. İmplanları kemiğe tespit etmek üzere çeşitli vida sistemleri de geliştirilmiştir. Vidalar yeni kemik gelişimi sağlanana dek protezin tespitinden sorumlu olacaklardır. Bazı modeller çimentolu protezler kadar başarılı olmuşlardır.Ancak ne kadar düzgün yüzeyli olurlarsa olsunlar bu protezlerde de yük altında kalmaya bağlı küçük fragmanların oluşumunun daha fazla olduğu ve biolojik yanıtın daha hızlı geliştiği tespit edilmiştir.Ayrıca bugün için bu tip protezlerin kullanımı ile ilgili uzun dönem sonuçlar henüz elimizde mevcut değildir.1980’li yılların sonuna doğru femoral komponenti çimentosuz, tibial komponenti çimentolu hybrid ( melez ) protezler üretilmiş olup bugüne kadar ki sonuçları iyidir.Sonuç olarak diz protezi cerrahisi bazı bugün için dizin biomekaniğini düzenleme de etkili bir tedavi yöntemidir.

 

TOTAL KALÇA PROTEZİ
Kalça protezi genelde 3 gereksinimle yapılır

1. Kalça kireçlenmesi; Kalçadaki kireçlenmeye bağlı rahatsızlıklarınız hayat
standartınızı istemediğiniz kadar düşürdüyse protez zamanınız geldi demektir.
Buradan anlaşılacağı gibi ameliyat zamanlamasına doktor değil hasta karar verir.
Kalça artrozu bölümüne bakınız

2. Kalça kırıkları; Kalçanın boyun çevresi kırıklarının bir kısmı kaynama özelliğine
 sahip değildir. Bu nedenle kırık parçanın ameliyatla çıkarılması ve kalça
fonksiyonlarının devamı için protez yapımı gerekir
 
 3. Avaskuler nekroz; Avaskuler nekroz ya da kısaltılmış adıyla AVN kalça
ekleminin baş kısmını besleyen damar yapının bir kısmının fonksiyonunu kaybederek
 başın canlı bölümünün ölmesi ve sonrasında buranın çökmesidir. Uzun süreli
ve/veya yüksek doz kortizon kullanımı, alkolizm gibi nedenlerle olursa da büyük
kısmının nedeni bilinmemektedir. AVN nin ileri evrelerinde veya diğer tedavi
yöntemlerinin yetersiz olduğunda kalça protezi ile tedavi edilir.

Ortopedi ve Travmatoloji